NEÜ’de Abdurrahim Karakoç Anıldı

Necmettin Erbakan Üniversitesi (NEÜ) Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü öğrencileri tarafından, şair ve yazar Abdurrahim Karakoç’u anma programı düzenlendi.2012 yılında hayatını kaybeden şairin Sosyal ve Beşeri Bilimler Fakültesi Konferans...

NEÜ’de Abdurrahim Karakoç Anıldı

Necmettin Erbakan Üniversitesi (NEÜ) Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü öğrencileri tarafından, şair ve yazar Abdurrahim Karakoç’u anma programı düzenlendi.2012 yılında hayatını kaybeden şairin Sosyal ve Beşeri Bilimler Fakültesi Konferans...

NEÜ’de Abdurrahim Karakoç Anıldı
Necmettin Erbakan Üniversitesi (NEÜ) Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü öğrencileri tarafından, şair ve yazar Abdurrahim Karakoç’u anma programı düzenlendi.
2012 yılında hayatını kaybeden şairin Sosyal ve Beşeri Bilimler Fakültesi Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen anma programına; NEÜ Rektörü Prof. Dr. Muzaffer Şeker, Sosyal ve Beşeri Bilimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Abdulkadir Buluş, Ereğli Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mehmet Akgül, Selçuk Üniversitesi (SÜ) Öğretim Üyesi Doç. Dr. Enderhan Karakoç, SÜ Öğretim Üyesi Prof. Dr. Fehmi Karasioğlu, Bayram Bilge Tokel ile akademisyenler ve öğrenciler katıldı. Programda SBBF Dekanı Prof. Dr. Abdulkadir Buluş’un selamlama konuşmasının ardından misafirlere Abdurrahim Karakoç’un hayatının anlatıldığı bir belgesel film izletildi. Rektör Prof. Dr. Muzaffer Şeker konuşmasında, “Bizim şanslı olduğumuz bir kuşak var. O kuşak Türkçe’yi Osmanlı’dan kalma bakiyesiyle beraber bizlere aktarmış ve Türkçe’nin inceliklerini her bir kelimenin ayrıntılarını ciddi bir şekilde değerlendirip bunun edebiyata dönüşmesine fırsat sağlamış olan bir kuşak. Mehmet Akif ve Nazım Hikmet’den başlayıp Necip Fazıl, Arif Nihat Asya ve Sezai Karakoç’a kadar gelen bir kuşak. Biz o kuşaktan istifade ettik. Umarım gençler de onlardan istifade ederler. Çünkü Türkçe’nin giderek kelime hazinesinin daraltıldığı bir kullanımıyla karşı karşıyayız. Bugün sözlerin dantel dantel işlendiği her bir kelimenin özenle seçilerek yerleştirildiği şiirlerden bahsediyoruz. Ben üstadın Doktor Bey şiirine özellikle dikkat çekmek istiyorum. Biz bu şiiri Tıp Eğitiminde öğrencilere, tıp etiği ve iletişim konusunda örnek olarak gösterirdik. Şiirde bir sağlık sorununu, Anadolu’nun ihtiyaç sahibi insanlarının devlet kurumlarıyla olan ilişkilerini, feryatlarını anlatan bir durum var. Şiirlerinde gördüğümüz üzere üstad, Anadolu insanının çektiği sıkıntılara ve çözümlerine yönelik bir sözcü olarak, kendisini ortaya atan bir halk ozanı ve şairidir” diyerek kendisinin önünde saygıyla eğildiğini ifade etti.
Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü öğrencisi Buse Büşra Çalış’ın Karakoç’un 5. Mevsim adlı şiirini okumasının ardından Bayram Bilge Tokel, Abdurrahim Karakoç’u anlattığı konuşmasında; “Kendisi milli hafızamızda çok derin izler bıraktı. Aile yaşamıyla, giyim kuşamıyla, dost arkadaş ilişkileriyle son derece sade bir insandı fakat sıradan bir insan değildi. O halktan biri değildi, halkın ta kendisiydi. Çok güçlü bir şair olmasının yanında çok iyi bir insandı. İnanmış, samimi idealist bir insandı. Şiirleri önce doğup büyüdüğü topraklarda sonra Türkiye genelinde daha sonra da yurt dışındaki üniversitelerin Türkoloji ve Türk Dili ve Edebiyatı bölümlerinde zikredilmiştir" şeklinde konuştu.
Tokel, “1960’lı yılların başında ‘Mektup yazdım Hasan’a, Ha Hasan’a ha sana’ mısralarıyla başlayan sanatçı halk dertleşmesi diyebileceğimiz Hasan’a Mektuplar şiirinin yayınlandığında, ‘bu ses başka bir ses, bu ses benim kendi sesim’ diyerek halk onu benimsemiştir ve bağrına basmıştır. Sevdası olan bir insandı. Bu yüzden de öfkeli bir şairdi. Aşkı olan insanın öfkesi de olur. İnandığını yüreğinden gelen sesle ifade etti. Abdurrahim Karakoç yaşadığı dönemde sisteme dair, o dönemde halk üzerinde yapılan baskıları, sıkıntıları, hukuksuzlukları çok yakından görebilen bir insandı. Bütün bu olumsuzlukların hepsini içinde biriktirdi ve kağıda döktü. Milli duyarlılığı yüksek bir insandı. Eserlerinde yaptığı hicivlerle yanlışlıkları göstermeye çalışmıştır. Halkın söylemek isteyip de söyleyemediğini pervasızca dile getirdiği için halkın sözcüsü olmuştur” dedi
Abdurrahim Karakoç’un oğlu SÜ Öğretim Üyesi Enderhan Karakoç da yaptığı kısa konuşmada onu tanımak için eserlerine bakmanın yeterli olacağını belirterek, onun “İnandığım gibi yaşadım, inandığım gibi yazdım” sözünü her daim ifade ettiğini söyledi. Babasıyla yaşadığı bir anısını salondakilerle paylaşan Karakoç, “Babam kardeşlerimle bana şöyle demişti, ‘Sizin bir ayda okuduklarınızı, ben bir günde okuyorum.’ Gerçekten de öyleydi. Sürekli kitap okurdu” dedi
Son olarak Abdurrahim Karakoç’un damadı Prof. Dr. Fehmi Karasioğlu ise, kendisinin küçük bir odada kitaplarla yaşayan bir insan olduğunu söyleyerek, bir gazeteyi bile adeta kelime kelime, harf harf okuduğunu belirtti. Müthiş bir sözlük bilgisi olduğunu ifade eden Karasioğlu sözlerini, “İlgi eşittir, bilgidir. Bilgi meraktır. Merak eden insan öğrenir. Ben bunu kayınpederimde hep görmüşümdür” diyerek tamamladı
Programda ayrıca Bayram Bilge Tokel, sazıyla birlikte Abdurrahim Karakoç’un eserlerinden türküler seslendirdi. Yoğun bir katılımın olduğu ve ilgiyle izlenen programın sonunda Doç. Dr. Enderhan Karakoç ve Bayram Bilge Tokel’e hediye takdim edildi.
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.