Psikiyatri Uzmanı Doktor Hüseyin İrfan Bayram:

Dünyam Hastanesi Psikiyatri Uzmanı Dr. Hüseyin İrfan Bayram, karnesi kötü olan öğrencilere aileleri tarafından baskı yapılmasının yanlış olduğunu belirterek “ Başarıya nasıl ortak olunuyorsa başarısızlığa da ortak olunmalıdır”...

Psikiyatri Uzmanı Doktor Hüseyin İrfan Bayram:

Dünyam Hastanesi Psikiyatri Uzmanı Dr. Hüseyin İrfan Bayram, karnesi kötü olan öğrencilere aileleri tarafından baskı yapılmasının yanlış olduğunu belirterek “ Başarıya nasıl ortak olunuyorsa başarısızlığa da ortak olunmalıdır”...

Psikiyatri Uzmanı Doktor Hüseyin İrfan Bayram:
Dünyam Hastanesi Psikiyatri Uzmanı Dr. Hüseyin İrfan Bayram, karnesi kötü olan öğrencilere aileleri tarafından baskı yapılmasının yanlış olduğunu belirterek “ Başarıya nasıl ortak olunuyorsa başarısızlığa da ortak olunmalıdır” dedi.
“Karne hem çocukların hem de ailelerin sanki başarı ve performanslarını değerlendirmesi gibi olmaktadır” diyen Hüseyin İrfan Bayram, “ Çocuk karne aldığı zaman ailede karnesi ve notları iyiyse bir bayram havası oluyor fakat tersi bir durum varsa ailede bir matem havası olmaktadır. Çocuk başarılı olmuşsa bunu ödüllendirmek gerekir. Fakat bu ödüllendirmede hiçbir zaman abartıya kaçmamalıdır. Abartılı bir şekilde yapılan ödüllendirme çocuğun doyumsuzluğuna ve ileride çok daha büyük isteklerde bulunmasına sebebiyet verebilir. Ödüllendirme kararlı ve ölçülü olmalıdır” diye konuştu.
Karne ve notları iyi olmayan öğrenciler için karnenin hayatın sonu olmadığını vurgulayan İrfan Bayram, “Çocuklarımıza karnesi kötü ve notları beklediğimiz derecede yüksek değil diye onurlarını, şevklerini ve kişiliklerini kırıcı konuşmalar yapmamalıyız, davranışlarda bulunmamalıyız, çocukları onore etmeliyiz” ifadelerinde bulundu.
Bir diğer yapılan yanlışın çocukları başkalarıyla karşılaştırmak olduğunu söyleyen Bayram sözlerini şu şekilde sürdürdü: “Yapıcı ve destekleyici sözler söylememiz gerekir. Çocuk başarısız olmuş ise neden başarısız olduğunun sebeplerini araştırmak gerekir. Bu sebeplerin başında öğretmen ile iletişim kurup kuramadığı, iletişim kuramıyorsa neden kuramadığı araştırılmalıdır. Diğer bir neden ise aile ile iletişimleri veya çalışma şartlarının uygun olup olmadığını ve arkadaşlarını araştırmalıyız. Çocuğun başarılı olabilmesi için öğretmen, öğrenci ve aile iş birliği yapmalıdır. Başarıya nasıl ortak olunuyorsa başarısızlığa da ortak olunmalıdır. Çocuğa tehdit içeren sözler söylemek çocuğu kötü yollara, doğru olmayan arkadaşlar edinmeye, kötü maddelere bağımlı yapmaya ve evden uzaklaşmaya ve evden kaçmalara sebebiyet verebilir. Bu nedenle yapacağımız tenkitler olumlu olmalıdır. Ailenin çocuğa yaklaşımı öğretmenleriyle ilişkisi olumlu olmalıdır. Çocukta başarılı olmak için çalışmalı, ödevlerini zamanında yapmalıdır. Kötü sözler çocuğun ileride başarı oranının düşmesine neden olabilir ve ileride çocuk meslek seçimlerini yanlış yapabilir.”
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.