Bilim, Müze, Doğa, Tarih Ve Eğitim Park Projesi...

Atatürk Üniversitesi’nin tarihi projelerinden biri daha hayata geçti. Uzun zamandır üzerinde çalışılan Bilim, Müze, Doğa, Tarih ve Eğitim Park Projesi’nin temel atma merasimi, muhteşem bir törenle gerçekleşti.Erzurum-Aziziye karayolu üzerinde...

Bilim, Müze, Doğa, Tarih Ve Eğitim Park Projesi...

Atatürk Üniversitesi’nin tarihi projelerinden biri daha hayata geçti. Uzun zamandır üzerinde çalışılan Bilim, Müze, Doğa, Tarih ve Eğitim Park Projesi’nin temel atma merasimi, muhteşem bir törenle gerçekleşti.Erzurum-Aziziye karayolu üzerinde...

Bilim, Müze, Doğa, Tarih Ve Eğitim Park Projesi...
Atatürk Üniversitesi’nin tarihi projelerinden biri daha hayata geçti. Uzun zamandır üzerinde çalışılan Bilim, Müze, Doğa, Tarih ve Eğitim Park Projesi’nin temel atma merasimi, muhteşem bir törenle gerçekleşti.
Erzurum-Aziziye karayolu üzerinde bulunan Bilim, Müze, Doğa, Tarih ve Eğitim Park Projesi yerleşkesinde gerçekleştirilen temel atma törenine Çevre ve Şehircilik Bakanı İdris Güllüce’nin yanı sıra, Eski İç İşleri Bakanı Efkan Ala, Erzurum Valisi Ahmet Altıparmak, Erzurum Milletvekili Adnan Yılmaz, Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hikmet Koçak, Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen, Erzurum Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Muammer Yaylalı, birim amirleri akademisyenler ve çok sayıda davetli katıldı.
Törenin açılış konuşmasını yapan ev sahibi ve projenin en büyük takipçisi Atatürk Üniversitesi Rektörü Hikmet Koçak, Erzurum’un, tarihi İpek Yolu üzerinde kurulmuş en eski kültür ve medeniyet merkezlerinden biri ve Anadolu’nun ilk ilim merkezine sahip olduğunu hatırlatarak, bugün Erzurum’un son yıllarda yaşadığı değişim ve gelişim ivmesinin önemli kavşak noktalarından birine tanıklık ettiklerini belirtti.
Bu törenin, hem tarihsel olarak, hem de konjoktürel olarak Erzurum için büyük değer ve öneme sahip çağdaş bir şehirleşme projesinin temel atma töreni olduğunu vurgulayan Rektör Koçak, bu projenin Erzurum’u var olduğu noktadan, neredeyse hayallerin ötesine taşıyacak, hem görsel, hem de işlevsel özellikleriyle bu şehrin tarihine ve talihine emsalsiz katkılar sunacağını ifade etti.
ERZURUM BU PROJE İLE ARTIK BİR DÜNYA ŞEHRİ OLACAKTIR
Bununla birlikte, “bir yandan mevcut tarihi eserleri ile adeta açık hava müzesi olan Erzurum’da tarihimizin ve kültürümüzün” taşıyıcısı olacak olan bu proje, diğer yandan bölgenin ve bölge ülkelerinin merkezi olması nedeniyle de Erzurum’u bir cazibe merkezi haline getireceğini dile getiren Koçak, “Şehirlere dair bazı projeler, “toplumun kendini yeniden üretmesi ”ne kapı aralar; yeni toplumsal oluşumlar, yeni toplumsal ilişkilerin doğmasına vesile olurlar. Bunlar, şehirlerin kendilerini yeniden inşa etmelerini sağlarlarken, öte taraftan kadim olan ile güncel olanı, modern olan ile geleneksel olanı da özenle, bir arada bulundururlar. Bu, şehirlerin sadece insanların içinde yaşadıkları mekânlardan ibaret olmadıklarının ispatıdır. Onların bir ruha, bir kimliğe sahip olduklarının ispatı… Her şehre özgü sosyal, siyasal ve kültürel özellikler olduğu gibi, fiziksel yapılar da mimarisiyle, estetiğiyle o şehre özgü ayrı özellik taşır” dedi.
Bu noktada kimlikli şehir vurgusunun altını iyice çizmekte yarar olacağını belirten Rektör Koçak konuşmasına şöyle devam etti: “ Zira bu, bir şehrin gelecek inşası için hayati öneme sahiptir. Günümüzün büyük düşünür ve kültür antropologları, “kendi kültür kökleri üzerinde yürümeyen toplumların geleceğe ilişkin vizyon üretmelerinin güç olacağını belirtirler.
Onlara göre, “geçmişi inkâr etmek, kendi gücümüzü inkâr etmektir. Zira geçmiş kolektif kimliğimizin yansımasıdır”. Geçmiş bu kadar önemli de, peki ya şimdi? Ya da yeni olanın yeri ve önemi nedir?
Kuşkusuz yeninin, yani bugünün ihtiyaçları da, zevkleri de olabildiğince farklıdır. Şehirler ve mekânlar tüm beklentilere cevap arayan; insana, topluma, çevreye ve doğaya saygılı, toplumsal katkı oranı yüksek; yenidünya anlayışına göre biçimlendirilmiş tasarımlarla oluşturulmaktadır.
Kimlikli şehir vurgusu ile yenidünya düzenindeki şehir yapısına ilişkin yaptığım bu vurgulamalar, aslında bugün temelini attığımız bu projenin hem özünü, hem de biçimini anlatmakta; bu projenin ne gibi ihtiyaçların, ne gibi öngörü ve dengelerin ürünü olduğunu açıklamaktadır.
Bu projede yer olacak olan “Astronomi Müzesi” ile dünyada 6’ncı Avrupa’da en büyük “Gözlemevi’nin halka açılan gökyüzü penceresi olacaktır.
“2011 Dünya Üniversitelerarası Kış Oyunları” için yapılan kış sporları tesislerinin tamamlayıcısı ve olimpiyatlara hazırlık oluşturacak “Kar Tanesi Müzesi”
Engelli-engelsiz tüm insanlara sayıları, matematiği, geometriyi sevdirecek, geçmişimizi tanımada yardımcı olacak “Sayılar-Bilim Müzesi”
Türkiye ve bölgemiz deprem kuşağında olduğu için tüm afetlerden korunma yollarını gösterecek “Deprem Müzesi”
Engellilere yönelik “Engelsiz yaşam alanları ve AR-GE imkânları” sağlayacak “Engelliler Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezi”
Geçmişten günümüze kültür hazinelerimizden, taş kümbetten-cam kümbete 1 km boyunda “Tarih Duvarı”
Gölet, peyzaj, biyo-çeşitlilik alanları, termal otel, yöresel ürün satış alanları “Dünya Gençlik ve Çocuk Merkezi” , Ulusal ve Uluslararası kongre ile fuarların yapılabileceği “Kongre Merkezi” ve ilavelerle birlikte; 670 dönüm üzerine kurulacak büyük bir kompleks olacaktır.
BUGÜN HEM BİZLER, HEM DE ERZURUM İÇİN TARİHİ BİR AN
İnsanlığa, milletimize, kültürümüze, doğaya ve bilime dair unsurlardan meydana gelecek olan bu müzeler yerleşkesinin, sadece bölgemizin ve ülkemizin değil, aynı zamanda dünyanın sayılı tarihsel, kültürel ve bilimsel bellek oluşturma merkezlerinden biri olacağına inancım tamdır.
“Tarihi İpekyolu üzerinde kurulmuş en eski kültür ve medeniyet merkezlerinden biri” olmakla beraber, bin yıla yakın bir zamandır üniversite eğitimi geçmişi olan Erzurum’un, bu projeyi fazlasıyla hak ettiğini belirtmek ister, “Bir asırlık Cumhuriyet Türkiye’sinin, bilimde, eğitimde, sanayide, teknolojide, kültürde, sanatta ve sporda dünya sıralamasında üst seviyelerde yerini almasını, bunun yanı sıra Anadolu’nun zirvesi Erzurum’un da bu alanlarda önemli bir cazibe merkezi olmasını sağlamayı hedefleyen” bu projenin bir kez daha hayırlı olmasını diliyor ve Atatürk Üniversitesi ile birlikte bu projeye sahip çıkan tüm kurum, kuruluş ve saygı değer isimlere tüm içtenliğimle teşekkür ediyorum.”
Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen, Erzurum’un bünyesinde barındırdığı değerler, gelişim, değişim ve dış dünyaya açılan kapısıyla günümüzde metropol şehirlerle yarışır bir hale geldiğini belirterek, dünya coğrafyasında daha tanınır bir hale gelmesi için bilimsel ve kolektif ortaklıklara ihtiyaç duyulduğunu vurguladı.
Sekmen: “Erzurum Büyükşehir Belediyesi olarak bilim, ilim ve irfan yuvası Atatürk Üniversitesi ile birlikte bir güç birlikteliği yaptık. Bu samimiyet, özveri ve Erzurum paydasında buluşma olgusu, beraberinde bu muhteşem projeyi getirdi. Bilim, Müze, Doğa, Tarih ve Eğitim Parkı ile Avrupa’nın cazibe merkezlerinden biri olmayı hedefliyoruz. Bu projeyi düşünen ve geliştiren Atatürk Üniversitesi’ne teşekkür ediyorum. Bu dev projeyle birlikte Erzurum’a kar tanesi, astronomi, sayılar, deprem ve simülasyon, tarih duvarı, böbrek ve kalp araştırma merkezleri kurulacaktır. Ayrıca, bilim teknoloji ve müze parkları, olimpiyat meydanları, oyun alanları, yeşil heykeller, doğa parkı, eğitim parkı ve fuar parkı gibi birbirinden farklı faaliyet alanları kurulacak” dedi.
Erzurum Valisi Dr. Ahmet Altıparmak ise Bilim, Müze, Doğa, Tarih ve Eğitim Park Projesi’nin Erzurum’a yakışan çok özel ve güzel bir proje olduğunu belirterek, projenin ülkemize, bölgemize ve Erzurum’a hayırlı olması temennisinde bulundu.
Bilim, Müze, Doğa, Tarih ve Eğitim Park Projesi’nin Erzurum’a yakışır bir proje olduğunu söyleyen Eski İç İşleri Bakanı Efkan Ala, projede emeği geçe herkese teşekkür etti. Ala: “Söz konusu proje başta bölgemize hitap eden bir proje. Hatta komşu ülkelerin üniversiteleriyle de ciddi iş birliklerinin yapılabileceği bir proje. Bu bakımdan projenin Erzurum’un büyümesine ciddi katkıda bulunacağına inanıyorum. Şehrimiz ve ülkemiz bu tür projelerle büyüyüp kalkınacaktır. Ülkemize ve milletimize hayırlı uğurlu olsun” dedi.
Çevre ve Şehircilik Bakanı İdris Güllüce, Erzurum’un Amerika kıtasının keşfinden 400 yıl önce üniversitesi bulunan bir şehir olduğuna vurgu yaparak, şimdi ise Atatürk Üniversitesi’nin bu geleneği sürdürdüğünü söyledi. Dünyada ekonomi, üretim ve iletişim aksının doğuya doğru kaydığını belirten Bakan Güllüce, bu doğuya kayma durumunu Erzurum’un, Atatürk Üniversitesi’yle birlikte değerlendirebileceğini söyledi. Güllüce: “Dünyada bilim aksının doğuya kayacağından umutluyum. Bizim yeni Türkiye vizyonumuzda da bu var. Değerli Rektörümüz Hikmet Koçak ve İlker Yılmaz ile bu projeyle ilgili Ankara’da birkaç kez görüştük. Bana tanıtıldığında projenin muhteşem bir tasarım ve vizyona sahip olduğunu gördüm. Bu konuda gerek rektör beyi gerekse İlker beyi tebrik ediyorum. Burasının batıdan daha fazla ve daha yeni bilgiler üreterek bilim yuvası haline geleceğini ümit ediyorum. Şehirler ürettikleri oranda güçlü olurlar. İklim sebebiyle bu topraklar yeterince üretim yapamıyor. Ancak, iklimine uygun şeyleri üretmesi mümkün. Bunlardan birisi de bilgi. Eskiden nasıl bilgi ve hikmet buradan batıya gittiyse, inşallah yeniden bilgi ve hikmet doğudan batıya doğru gider” şeklinde konuştu.
Konulmaların ardından temel atma törenine geçildi. Hayırlı olsun dilekleriyle gerçekleştirilen temel atma töreninin ardından, Çevre ve Şehircilik Bakanı İdris Güllüce, Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hikmet Koçak’ı makamında ziyaret etti.
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.