İHH’dan "Ümmet İftarı"

Bilecik İnsani Yardım Vakfı (İHH) öncülüğünde Bilecik Memur-Sen ve sivil toplum kuruluşlarına "Ümmet iftarı" verildi.Bilecik Şeyh Edebali türbesinde gerçekleştirilen "Ümmet iftar" yemeğine, Ak Parti Milletvekili Halil Eldemir, Belediye...

İHH’dan "Ümmet İftarı"

Bilecik İnsani Yardım Vakfı (İHH) öncülüğünde Bilecik Memur-Sen ve sivil toplum kuruluşlarına "Ümmet iftarı" verildi.Bilecik Şeyh Edebali türbesinde gerçekleştirilen "Ümmet iftar" yemeğine, Ak Parti Milletvekili Halil Eldemir, Belediye...

İHH’dan "Ümmet İftarı"
Bilecik İnsani Yardım Vakfı (İHH) öncülüğünde Bilecik Memur-Sen ve sivil toplum kuruluşlarına "Ümmet iftarı" verildi.
Bilecik Şeyh Edebali türbesinde gerçekleştirilen "Ümmet iftar" yemeğine, Ak Parti Milletvekili Halil Eldemir, Belediye Başkanı Selim Yağcı, Ak Parti İl Başkanı Kadir Bayrak, sivil toplum kuruluşları ile sendika temsilcileri katıldı.
Yapılan iftar sonrası konuşma yapan Bilecik Memur-Sen İl Başkanı Ahmet Selöz, Doğu Türkistan’daki Çin zulümlerine son verilmesini ifade ederek, "Ümmet olmakla iftihar ettiğimiz kardeşlerimizle bir olarak birlik olarak bu gün burada Doğu Türkistan’daki Çin zulmüne dur diyor, zulmü kınıyor, Çin mallarına boykot çağrısı yapıyoruz. Önce şunu belirtelim ki Müslüman Uygur Türkleri toprakları ve vatanları Doğu Türkistan’daki şanlı direnişlerini 257 yıldan beri büyük bir cesaret, kahramanlık örnekleri ile dolu ve başarı ile sürdürmekte, Müslüman Uygur Türkleri bu kutsal mücadelesini Doğu Türkistan hür ve bağımsız olana ve bu topraklarda ilahi kelimetullah cari olana kadar sürdürmeye azimli ve kararlıdır. Selam olsun Uygurlu kardeşlerimize, selam olsun şanlı direnişe, lanet olsun faşist Çin’e. 15 gündür şanlı faşist askerler bölgeyi tamamen kuşatma altına aldı" dedi.
"TÜRKİSTAN’DA ORUÇ TUTMAK YASAK"
Selöz, Türkistan’da oruç tutmanın yasak olduğunu ve kadınların taciz edildiğini ifade ederek,"Kur’an eğitimi engelleniyor, 500 bin civarında çocuk zorla ideolojik eğitimlere tabi tutuluyor. Çin hükumeti farklı Türkçe lehçelerinde konuşan yerli halkı Çinceyi kullanmaya zorlayarak asimilasyon politikaları uygulanıyor. Mal varlıklarına keyfi bir şekilde el konuluyor, seyahat özgürlükleri kısıtlanıyor. Türkistanlı kadınlar plan dışında hamile kaldıklarında hamileliklerinin son günleri dahi olsa mecburi kürtaja tabi tutuluyor. Nüfus planlaması dışında olan çocukların gizli olarak dünyaya getirilmesi halinde ise aileler çok yüksek maddi cezalara maruz kalıyor. Doğum yapan kadın veya eşi memur ise bu kişinin görevine son veriliyor" dedi.
"İŞKENCELER VE İDAMLAR İSE ARALIKSIZ SÜRÜYOR"
Selöz, konuşmasının devamında, bu hukuksuzluklara, zulümlere yasaklara ve baskılara itiraz edenlerin evlerinden alındıklarını ve demokratik eylem hakkını kullananların sokak ortasında öldürüldüklerini belirterek sözlerine şöyle son verdi.
"İşkenceler ve idamlar ise aralıksız sürüyor. Halka önder olabilecek kapasitedeki bazı alimler de zehirlenerek öldürülüyor. Kapalı devre zulümler devam ederken dünyanın sessizliğinden cesaret alan Çin her güne yeni bir katliam ile başlıyor. 15 günde Çin’in resmi verilerine göre onlarca, insan hakları kuruluşuna göre yüzlerce Müslüman yaşamını yitirdi, binlercesi ceza evine konuldu. Kahrolsun faşist Çin, kahrolsun bu zulme gözlerini kapatanlar. Yardım kuruluşlarının dahi bölgeye girmesi engellenmekte, bölgeden sağlıklı haber alınmamaktadır. Bölgenin dünya ile bağının kesilerek bu şekilde karantinaya alınması, durumun vahametiyle ilgili endişelerimizi artırarak Çin, Doğu Türkistan’da olup bitenleri, gerçek haber ve bilgilerin üstünün zorlukla örtüşmektedir. Kendi güdümündeki medyayı müthiş derecede dizginleyerek kör ve sağır durumuna getirmektedir. Çin hükumetinin soykırıma dönüşen uygulamaları, her yıl yüzlerce Müslümanın hayatını kaybetmesi ile son buluyor. Dünya bu soykırıma, bu insanlık zulmüne bu alçaklığa ve vahşete seyirci kalarak, ortak oluyor. Yaşanan zulümler karşısında uluslararası kamuoyunu her zamanki gibi üç maymunu oynuyor. Doğu Türkistan söz konusu olunca vicdanını duvara asanları kınıyoruz. Tüm dünya sussa da biz susmayacağız. Yeryüzünde tek başımıza bile kalsak mazlumun ve mağdurun yanında yer almaktan asla vazgeçmeyeceğiz. Onların haklarını savunmaktan kat iyen geri durmayacağız. Biz var oldukça Doğu Türkistan zulmünü, Gazze katliamlarını, Suriye vahşetini, Mısır ve Arakan’da yaşanana hukuksuzlukları gözlerine sokmaya devam edeceğiz. Gözlerinizi kapayarak vicdanlarınızın sizi rahat bırakmasına asla müsaade etmeyeceğiz. Buradan faşist Çin’e sesleniyoruz. Doğu Türkistan’a baskı uygulamaktan, vicdanları yaralamaktan, insan haklarını çiğnemekten, din ve vicdan hürriyetini gasp etmekten bir an önce vazgeç" dedi.
SİMİT, AYRAN, SU VE HURMA İLE ORUÇ AÇILDI
İHH İnsani Yardım Derneği Bilecik Başkanı Şemsettin Yıldırım ise, acı çeken coğrafyalardaki gözü yaşlı insanların yanında olduklarını, sadece simit, ayran, su ve hurmayla oruçlarını açmadıklarını, dünyaya aynı zamanda, Müslümanları bir araya getiren güç, bir arada tutan bağ ve ayağa kaldıran bir imanı vardır mesajı verdiklerini belirterek, "Rabbimiz "Bir insanı kurtaran tüm insanlığı kurtarmış gibidir" diyor. Bizler İHH’nın iyilik her zaman her yerde hareketine bu cihette insanlık boyutuyla bakıyoruz. Üniversite öğrencilerimizle derneğimizde iftar sofrasına oturuyoruz. Dünyanın her yerinden ümmetin tüm renkleri bir sofrada bir arada. Bu duygunun tarifi yok sadece yaşanır. Sağ olsunlar duyarlı esnafımız, memurumuz, vatandaşımız bizim iyilik hareketimize sahip çıkıyor. Onların desteği bu iyilik hareketinin devamlılığı için çok önemli" dedi.
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.