Karaçal Barajı İle ‘Sulu Tarım’ Dönemi

Tarımsal sulamada büyük önem arz eden Burdur Karaçal Barajının tamamlanıp, su tutmasının ardından, bazı köylerde sulu tarıma geçildi. Yaklaşık 50 bin dekar araziyi kaplayacak olan sulu tarımla birlikte artık sebze ve meyve yetiştiriciliğinin...

Karaçal Barajı İle ‘Sulu Tarım’ Dönemi

Tarımsal sulamada büyük önem arz eden Burdur Karaçal Barajının tamamlanıp, su tutmasının ardından, bazı köylerde sulu tarıma geçildi. Yaklaşık 50 bin dekar araziyi kaplayacak olan sulu tarımla birlikte artık sebze ve meyve yetiştiriciliğinin...

Karaçal Barajı İle ‘Sulu Tarım’ Dönemi
Tarımsal sulamada büyük önem arz eden Burdur Karaçal Barajının tamamlanıp, su tutmasının ardından, bazı köylerde sulu tarıma geçildi. Yaklaşık 50 bin dekar araziyi kaplayacak olan sulu tarımla birlikte artık sebze ve meyve yetiştiriciliğinin de hareketlenmeye başladığını aktaran Yarıköy Muhtarı Hasan Kapkın, “Bu bölgenin öncelikle olarak deneyimli bir ziraat mühendisine ihtiyacı var. Barajdan su geliyor ancak, bu suyu bilinçli bir şekilde kullanmak gerek. Suyun bilinçli kullanıldığı takdirde, ben ümit ediyorum ki burada yetişen sebze ve meyve ile Türkiye’yi besleyebiliriz” dedi.
Burdur Ticaret Borsası (BTB) Yönetim Kurulu Başkanı Yılmaz Başar, Yarıköy Muhtarı Hasan Kapkın’ın Kumluca köyünde yetiştirdiği Kavun tarlasında incelemelerde bulundu. Barajdan su gelmesiyle birlikte, ilerleyen zamanda Müslümler, Kumluca, Yarıköy, Yazıköy, Akkaya gibi su sıkıntısı çeken köylerde sebze ve meyve yetiştiriciliğinin de ön plana çıkacağını aktaran Başar, su kaynaklarının azlığına dikkat çekerek, damla sulamanın önemine değindi.
BİLİNÇLİ TARIM YAPMAK ÖNEMLİ
Bölgenin öncelikli olarak deneyimli bir ziraat mühendisine ihtiyacı var olduğunu aktaran Hasan Kapkın, “Karaçal Barajından su geliyor ancak, bu suyu dikkatli ve bilinçli bir şekilde kullanmak gerek. Ben buraya kavun fidesi diktiğimde bazıları, kavun para mı eder diye espri yapıyorlardı. İki ayrı tarlada Kavun yetiştirdim ve hasadını yapıyoruz. Kavunlarımızı da il dışında değil, Burdurumuzda yaş sebze ve meyve ticareti yapan Cengiz Gürcan arkadaşımıza sattım. Önemli olan kendi esnafımızın para kazanması” şeklinde konuştu.
ARTIK, SULU TARIM YAPILIYOR
Uzun yıllardan beri su sıkıntısı çeken köylerde, artık silajlık mısır, yonca, sebze ve meyve yetiştirmeye başladığına dikkat çeken Kapkın, “Şuan ki bölge Burdur’un bir nevi GAP’ı haline dönüştü. Daha önce su olmadığı için, köylüler sadece hububat yetiştiriyorlardı. Şuanda ise yaklaşık 70-80 bin dönüm arazide sulu tarım yapılıyor. Göründüğü gibi arazilerimiz çok geniş. İyi kullanıldığı takdirde, çiftçilerimizin yüzü güler” diye konuştu.
KARAÇAL BARAJI İLE BERABER, ÇİNE OVASIYLA REKABET EDİLECEK
Bölgenin daha çok hayvancılıkla geçimini sağladığını aktaran Başar, “Bu suyun gelmesi veya bu kadar büyük arazilerin olması, bu havzadaki üreticilerimizin tarıma yönelmesiyle birlikte, Antalya’daki sebze sezonunun bitiminden sonra Burdur tekrar ikinci bir Antalya şeklinde Türkiye’yi besleyebilir mi, sorusunu gündeme getirmek gerek. Burdur olumsuz şartlarda hayvancılık yapıyordu, olmaz şartlarda tarım yaparken Karaçal Barajıyla beraber Çine Ovası’yla rekabet edecek hale gelecek. Önemli olan çiftçilerimizin, üreticilerimizin iyi bir şekilde yönlendirmek olacak. Bu konuda, doğrudan ve dolaylı olarak konunun muhatabı olan herkese her kuruma önemli görevler düşüyor” ifadelerini kullandı.
SERA YETİŞTİRİCİLİĞİN ÖN PLANAÇIKMASI AMAÇLANIYOR
Bölgenin, hem Türkiye’yi besleyebileceğini hem de hayvancılığın daha da canlanacağını aktaran Kapkın, “Çünkü çiftçi önceden mısır bulamıyordu, yonca bulamıyordu. Su olmadığı için bunların hepsini dışarıdan satın alıyordu. Şuanda 7 köy, bu sulamadan faydalanıyor. Şuan ki topraklara daha sebze ekilmemiş. İnşallah bundan sonra sebze yetiştiriciliği ve sera ön plana çıkar” ifadelerine yer verdi.
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.