Aydın Memur-sen’den Terörle Mücadeleye Tam Destek

Aydın’da Memur-Sen İl Temsilciliğine bağlı sendika üyeleri, terörün kökü kazınana kadar verilecek sosyal, siyasal ve askeri mücadelenin yanında olduklarını açıkladı.Memur-Sen Aydın İl Temsilciliği, Efeler ilçesi Sevgi Yolu’nda artan...

Aydın Memur-sen’den Terörle Mücadeleye Tam Destek

Aydın’da Memur-Sen İl Temsilciliğine bağlı sendika üyeleri, terörün kökü kazınana kadar verilecek sosyal, siyasal ve askeri mücadelenin yanında olduklarını açıkladı.Memur-Sen Aydın İl Temsilciliği, Efeler ilçesi Sevgi Yolu’nda artan...

Aydın Memur-sen’den Terörle Mücadeleye Tam Destek
Aydın’da Memur-Sen İl Temsilciliğine bağlı sendika üyeleri, terörün kökü kazınana kadar verilecek sosyal, siyasal ve askeri mücadelenin yanında olduklarını açıkladı.
Memur-Sen Aydın İl Temsilciliği, Efeler ilçesi Sevgi Yolu’nda artan terör olayları ve çözüm süreciyle ilgili bir açıklama yaptı. Büyük bir katılımla gerçekleşen etkinliğe Memur-Sen İl Temsilcisi Ve Eğitim-Bir-Sen Şube Başkanı İsmail Yiğit, AK Parti İl Başkanı Ömer Özmen, Sağlık-Sen Aydın Şube Başkanı A. Baki Karaer, Genç Memur-Sen Aydın İl Temsilcisi Yakup Özen, Memur-Sen’e bağlı sendikaların yönetici ve üyeleri katıldı.
Terör saldırılarında şahit düşen polis ve askerlerin ailelerine başsağlığı dileyen Memur-Sen İl Temsilcisi Yiğit, yaptığı açıklamada, “İster PKK, ister IŞİD, ister DHKP-C, adı, sanı, amacı ne olursa olsun, kimden gelirse gelsin, kime yönelirse yönelsin yüzyıllarca üzerinde kardeşçe yaşadığımız topraklarımızda, birlikte yaşama irademize haince engel olmaya çalışan terörü; teröre destek veren iç ve dış mihrakları nefretle kınıyoruz. Şehitlerimize Allahtan rahmet, kederli ailelerine ve milletimize başsağlığı diliyoruz. 15 Ağustos 1984 Eruh katliamıyla ortaya çıkan ve 30 yıl devam eden PKK terörü yüzünden 7 bin asker, polis ve güvenlik görevlimiz şehit edilmiş, 35 bin vatandaşımız öldürülmüş ve 500 milyar civarında milli gelirimiz heba edilmiştir. 7 Haziran 2015 Milletvekili Genel Seçimleri sonrasında oluşan siyasi belirsizliklerin gölgesinde, 20 Temmuz 2015 Günü Suruç’ta 32 gencimizin IŞİD terör örgütü tarafından haince öldürülmelerinin ardından PKK terör örgütünün asker ve polislerimize art arda yaptığı saldırılarla Türkiye yeniden terör sarmalının içine çekilmiştir. Analar ağlamasın, ocaklar sönmesin, gencecik fidanlar devrilmesin ülkemizde savaş yerine barış, düşmanlık yerine kardeşlik hâkim olsun diye büyük zorluklarla başlatılan çözüm süreciyle yeşeren barış umutları ne yazık ki yerini umutsuzluğa terk etmiştir” dedi.
“NE OLURSA OLSUN, SORUNLAR BAHANE EDİLEREK KAN DÖKÜLMEZ"
Çözüm sürecinin sağladığı huzur ve güven hissedilmişken, yeniden sonun başına dönüldüğünü belirten Yiğit, “Üç yıldan beri sürdürülen barış ve kardeşliği esas alan çözüm sürecinin sağladığı huzur ve güven başta Doğu ve Güney Doğu olmak üzere tüm bölgelerimizde hissedilmişken, fitne fitilinin ateşlenmesi ile sonun başına dönülmüş, dizi dizi gelen şehit tabutları, anaların, babaların yüreklerini yeniden dağlamaya başlamıştır. Terör birlik ve beraberliğin sağlanamadığı, halk-devlet, iktidar-muhalefet çatışmalarının var olduğu dönemlerde kendini göstermiştir. İçinde bulunduğumuz kaotik ortam; düşüncelerimizi medenice ifade edebilme, düşman olmadan konuşabilme, kavga etmeden tartışabilme,hakaret etmeden eleştirebilme, bir masa etrafında buluşabilme zaruretini doğurmuşken; terörün bitirilmesi, akan kanın durdurulması, anaların gözyaşının dindirilmesi adına ortak eylem ve ortak söylem geliştirme yerine siyasilerin kendi aralarında sürekli kavga halinde olmaları, bazı kalemşorların ve bir kısım medya kuruluşlarının teröristlerin ihbarını bile jurnalcilik saymaları,yine bazı AB ülkelerinin kendilerine yönelik en küçük terör olayları karşısında kıyameti koparırken güvenlik güçlerimizin teröre müdahalesini orantısız güç olarak değerlendirmeleri terörün ivme kazanmasının ve teröristlerin şımarmasının zeminini hazırlamıştır. Akan kanı durdurmayan, acıları dindirmeyen kısır çekişmeleri ve terörü masum gösterecek yaklaşımları şehit ailelerine ve aziz milletimize karşı yapılan bir saygısızlık, devlet-millet bütünlüğü açısından bir zafiyet olarak görüyoruz. Kardeşliğin yeniden tesis edilebilmesi için öfkelerin yutulmasını, önyargıların, siyasi çıkarların bir kenara itilmesini, terörün üzerine partiler üstü bir yaklaşımla gidilmesini ivedilikle umuyor ve bekliyoruz. Çünkü barış ve kardeşlik; Suriye’de cereyan eden çevresel şartlardan doğan veya terör olaylarından kaynaklanan konjonktürel bir süreç değildir. İnsanlık var oldukça ebediyen muhtaç olduğumuz bir zorunluluktur. PKK, Kürtlerin etnik ve bölgesel sorunlarını savunan bir örgüt olmadığı gibi IŞİD de Müslümanların haklarını savunan bir örgüt değildir. Her ikisi de ülkemizin gelişmesinden rahatsızlık duyan küresel güçlerin böl,parçala, sömür anlayışına alet olan birer maşadır.Esasen tüm bölgelerimizde olduğu gibi Doğu ve Güney Doğu bölgelerimizin de sosyo-ekonomik sorunlarının varlığı inkâr edilemez bir gerçektir. Ancak bölgenin kalkınmışlık düzeyi veya etnik ayırımcılık tartışmaları ile terör saldırıları arasında bir illiyet bağının kurulmasını doğru bir yaklaşım olarak değerlendirmek mümkün değildir. Halkını düşünen bir örgüt, Bölgede sağlık hizmeti veren sağlıkçıları, eğitim hizmeti veren eğitimcileri, ırz ve namuslarının bekçisi asker, polis ve güvenlik görevlilerini kalleşçe katledebilir mi? Halkını düşünen bir örgüt, oto yolları, köprüleri ilçeleri, köyleri, mezraları kamu binalarını tahrip edebilir mi? Sorunların varlığı ve boyutu ne olursa olsun, sorunlar bahane edilerek kan dökülmez. Hak arama adına haksızlık yapılmaz” diye konuştu.
“İSLAM KARDEŞLİĞİ GÜÇLENDİRİLMELİ”
Köklü çözümün militarist yöntemlerde değil, İslam kardeşliğinde aranmasının gerektiğine dikkati çeken Yiğit, “PKK terör örgütünün eylem türü ve şekli dikkate alındığında hedef seçtiği kitle ne asker, ne polis, ne Türk, ne Kürt ne sağcı ne solcu, ne Alevi ne de Sünnidir. Topyekûn bir milletin kendisidir. Terörü oluşturan sebepler de yok edilmeden terör bitirilemez. Başta insan kaynağı olmak üzere para, silah, temel gıda ve ihtiyaç maddeleri, uyuşturucu üretimi ve ticareti gibi terörü besleyen damarlar kurutulmalıdır. İşsizlik, haksızlık, ayırımcılık, geri kalmışlık yok edilmeli, demokratik hak ve özgürlük alanları genişletilmelidir.Ülke bütünlüğünü esas alan, ötekileştirmeye son veren herkesi ırk,dil, din,mezhep,itibariyle birinci sınıf vatandaş sayan toplumsal mutabakata dayalı Anayasa derhal yapılmalıdır. Kalkınmada öncelikli yöreler ve bölgeler özendirici hale getirilmelidir. Bölgeye atanan kamu görevlilerinin halkla uyumlu, ırkçı söylemlerden uzak, ortak dil kullanabilen güvenilir ve gönüllü kimselerden seçilmesine özen gösterilmelidir. Eğitim sistemimiz sorgulanmalı,insanımızın yapısına, evrensel değerlere ve ülke gerçeklerine uygun olarak yeniden kurgulanmalıdır.Anaokulundan itibaren milli, manevi ve ahlaki değerlerimizin yaşanarak öğretilmesi esas alınmalı, ailelerin çocuklarını terör örgütlerine ve şer odaklarına kaptırmamaları için aile eğitimi projeleri hayata geçirilmelidir. Yazılı ve görsel basınımız, sosyal iletişim ağlarımız, ahlaki erozyonu ve manevi tahribatı körükleyen, şiddeti özendiren yayınlardan kaçınmalıdır. Toplumsal barışa katkı sunucu, gençlerimize yol gösterici yayınlar yapan basın kuruluşlarımız teşvik primleri ile ödüllendirilmelidir” ifadelerini kullandı.
“TERÖRLE MÜCADELEYE TAM DESTEK”
“Yaralarımızı ayrışarak değil bütünleşerek sarabiliriz” diyen Yiğit, sözlerini şöyle tamamladı: “Acılarımızı kavga ederek değil, kardeşlik içinde kalarak paylaşabiliriz. Acının ülkesi, dili, dini, ırkı yoktur. Ağıtlar hangi dilden yakılırsa yakılsın hepsi can acıtıcı ve yürek yakıcıdır. Her gün gelen şehit haberleri ile ocaklara düşen ateş bütün yürekleri dağlamakta ve bıçak kemiğe dayanmaktadır. Biz Büyük Memur-Sen ailesi ve sivil toplum kuruluşları olarak bölge halkı incitilmeden terörün kökü kazınana kadar verilecek sosyal, siyasal ve askeri mücadelenin yanında olduğumuzu ifade ediyoruz. PKK ve diğer terör örgütlerini barışa, ateşkese değil, doğrudan doğruya silah bırakmaya, ülkemizi terk etmeye veya teslim olarak haklarında verilecek kararı beklemeye çağırıyoruz. Vatanını, milletini hain saldırılara karşı korumak için can veren Mehmetleri rahmetle anıyoruz. Milletimizin birliğine, dirliğine kasteden teröristleri ve onları destekleyenleri lanetliyoruz”
Memur-Sen İl Temsilcisi İsmail Yiğit’in açıklamasının ardından Efeler merkez Beycami önünde şehitler için lokma döktürüldü. Aydın Memur-Sen tarafından binlerce kişiye lokma ikram edilirken; ikindi namazına müteakip şehitler için mevlit okutulacağı belirtildi.
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.