Ankara’nın Edebiyata Açılan Kapısı

Ankara’nın sanat ve edebiyat dünyasına bambaşka bir soluk kazandıracak olan Şair ve Yazarlar Evi, açılmak için gün sayıyor.Altındağ Belediyesi tarafından Hamamarkası’na yapılan Şair ve Yazarlar Evi, ilçenin sanat ve edebiyatla aydınlanan...

Ankara’nın Edebiyata Açılan Kapısı

Ankara’nın sanat ve edebiyat dünyasına bambaşka bir soluk kazandıracak olan Şair ve Yazarlar Evi, açılmak için gün sayıyor.Altındağ Belediyesi tarafından Hamamarkası’na yapılan Şair ve Yazarlar Evi, ilçenin sanat ve edebiyatla aydınlanan...

Ankara’nın Edebiyata Açılan Kapısı
Ankara’nın sanat ve edebiyat dünyasına bambaşka bir soluk kazandıracak olan Şair ve Yazarlar Evi, açılmak için gün sayıyor.
Altındağ Belediyesi tarafından Hamamarkası’na yapılan Şair ve Yazarlar Evi, ilçenin sanat ve edebiyatla aydınlanan yüzüne bir örnek oluşturuyor. Tarihi bir Ankara evinin dekore edildiği müze, Ankara’nın kültür ve sanat hayatına büyük katkı sağlayacak. Türk Edebiyatı’nın önemli isimlerinin yer aldığı müze, kısa süre sonra hizmet verecek.
ŞAİR VE YAZARLAR EVİ AÇILMAK İÇİN GÜN SAYIYOR
Şairler ve Yazarlar Evi, Ankara’nın edebiyata açılacak olan yeni kapısı durumunda. Müzenin girişinde Hacı Bayram-ı Veli’nin, “Nagehan ol şara vardım / Ol şarı yapılır gördüm / Ben dahi yapıldım / Taş-u toprak arasında” sözü yer alıyor. 3 sergi odası ve 1 söyleşi odasının bulunduğu müzede, Türk Edebiyatı’na damga vuran 30 şair ve yazar dikkat çekiyor. Müzede adı geçen şairlerin ve yazarların eserlerine, biyografilerine, fotoğraflarına ve kişisel eşyalarına rastlamak mümkün. Cumhuriyet Dönemi’nden günümüze kadar yayımlanan edebi dergiler de müzede yer alan diğer önemli unsurlar arasında.
ALTINDAĞ’DA DAHA BİLİNÇLİ BİR TOPLUMUN TEMELLERİ ATILIYOR
Ziyaretçiler, bu müzede Necip Fazıl Kısakürek’ten Nazım Hikmet’e, Mehmet Akif Ersoy’dan Attila İlhan’a, Cemal Süreya’dan Nuri Pakdil’e kadar çok sayıda yazar ve şair hakkında bilgi sahibi olabilecek. Müzedeki şair ve yazarların şahsi eşyaları da görülmeye değer… Ahmet Arif’in gözlüğü, Abdurrahim Karakoç’un daktilosu, Rasim Özdenören’in kalemi ve Hilmi Yavuz’un el yazıları daha şimdiden büyük merak uyandırıyor. Müzede düzenlenecek olan şiir akşamları ve söyleşiler ile edebiyatçıları tanıtacak olan belgeseller, Ankaralılara bambaşka bir kapı aralayacak.
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.