Hukukçular Derneği’nden Terör Açıklaması

Adıyaman Hukukçular Derneği İl Temsilcisinden Terör Olaylarıyla Alakalı Açıklama

Hukukçular Derneği’nden Terör Açıklaması

Adıyaman Hukukçular Derneği İl Temsilcisinden Terör Olaylarıyla Alakalı Açıklama

Hukukçular Derneği’nden Terör Açıklaması
Hukukçular Derneği Adıyaman İl Temsilcisi Av. Mustafa Alkayış, son zamanlarda yaşanan terör olaylarıyla alakalı basın açıklaması düzenledi.
Alkayış yapmış olduğu açıklamada, “Uzun süredir şehit cenazelerinin olmayışı ülke insanına rahat bir nefes aldırmıştı. Adına Çözüm Süreci denilen süreç ile toplumun her kesiminde yarınlara umut ile bakma hissi uyanmıştı. Ülkemizde son dönemde tırmanışa geçen terör ve şiddet olayları toplumun her kesiminde endişeye neden olmuştur. PKK terör örgütüne silah bıraktırmayı hedefleyen ve taleplerin yasal zeminde gündeme getirilmesini içeren sürecin 7 Haziran seçimlerinden sonra sekteye uğradığı görülmektedir. 7 Haziran seçimlerinden sonra TBMM’ye uzlaşı dilinin hakim olması beklenirken kutuplaştırıcı bir üslubun tercih edilmesi sürecin zarar görmesine neden olmuştur.
Dünyada hiçbir şey insan yaşamı kadar kıymetli değildir. Yaşama hakkının korunması için tüm kurumların ciddi çaba göstermesi gerekmektedir. Barış dilinin geliştirilmesi siyaset kurumunun önünde bir görev olarak durmaktadır. Bütün toplumun huzur ve refahı/esenliği barış ortamını güçlendirerek sağlanabilir. Terör örgütlerinin tahrikleri karşısında kamu düzeni hukukun üstünlüğü çerçevesinde korunmalıdır. Bir yandan bu mücadele verilirken diğer yandan üslubun çok iyi kullanılması zaruridir. Şiddetten beslenenlerin ekmeğine yağ sürecek bir tutum bu güne kadar temin edilen ortama zarar verebilir. Barış ortamında kaybedecek olanlar şiddeti körükleyenlerdir. Bu nedenle demokratik standartların arttırılması, insan haklarının en ileri boyutta garanti altına alınması hedefinden geriye dönülmemelidir. Şeffaf, hesap veren ve herkesin birinci sınıf vatandaş olduğu bir düzende kimse şiddeti besleyen örgütlere itibar etmez. Çözüm Süreci ülkemizdeki her ferdi ilgilendiren bir projedir. Bulunduğumuz coğrafyanın amiral gemisi olarak devlet-millet kaynaşmasını sağlamış bir ülke olmak zorundayız. Sorunlarımızın hepsini en aykırı şekilde tartışabilecek zemin TBMM’dir. Tartışma ortamı en medeni şekilde devam etmelidir. Özgürlüklerden geriye dönüş ülkemizin geldiği standartlar açısından artık mümkün değildir. Sosyal barışı temin edecek politikaların arttırılması, kardeşlik hukukunun güçlendirilmesi, şiddeti var eden gerekçelerin ortadan kaldırılması yönünde bir gayrete ihtiyaç vardır. Ortadoğu ateş çemberine dönmüşken, iç barışımızı korumak zorundayız. Bu konuda herkese ama en fazla da siyasete büyük bir sorumluluk düşmektedir. Bu sorumluluk sadece bu günün insanına karşı değil, gelecek nesillerin de huzuru için ihtiyaçtır. Bu ihtiyaç da kardeşliğimizi pekiştirici bir üslupla temin edilebilir. Medeniyet havzamızda yeterince kaynağımız bulunmaktadır. Takipçisi olduğumuzun Medeniyetimizin fikir kodları da zaten muhabbeti emretmektedir. Ülkemiz, geçmişimizden aldığımız ortak payda ile geleceği şekillendirmede yeterli tecrübeye sahiptir. Yeter ki bu birikimi heba edecek politikalar geliştirmeyelim” dedi.
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.