Cezaevinde, Kitap Ve Kütüphane İle İlgili Seminer

Adıyaman Halk Kütüphanesi Müdürü Filiz Karabulut Tarafından Adıyaman E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda Bulunan Mahkumlara Kitaplar Ve Kütüphanelerle İlgili Bilgi Semineri Düzenlendi.

Cezaevinde, Kitap Ve Kütüphane İle İlgili Seminer

Adıyaman Halk Kütüphanesi Müdürü Filiz Karabulut Tarafından Adıyaman E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda Bulunan Mahkumlara Kitaplar Ve Kütüphanelerle İlgili Bilgi Semineri Düzenlendi.

Cezaevinde, Kitap Ve Kütüphane İle İlgili Seminer
Adıyaman Halk Kütüphanesi Müdürü Filiz Karabulut tarafından Adıyaman E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda bulunan mahkumlara kitaplar ve kütüphanelerle ilgili bilgi semineri düzenlendi.
Adıyaman E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda düzenlenen bilgi seminerine mahkumlar ve cezaevi görevlileri katıldı.
Düzenlenen bilgi seminerinde bir konuşma gerçekleştiren Adıyaman Halk Kütüphanesi Müdürü Filiz Karabulut, “Kitap, insanların hislerini, fikirlerini, başkalarına, uzaktakilere bildirmek, kendilerinden sonra gelenlere ulaştırabilmek için kâğıtlara yazmak suretiyle meydana getirilen eserdir. Kütüphane ise, hizmet verilen toplulukların bilgi gereksinimlerini karşılamak emeliyle başta kitap ve benzeri diğer bilgi kaynakları olmak üzere sağlandığı, tertip ettiği ve bunlardan maksimum düzeyde faydanın sağlanabilmesi için hizmetlerin verildiği toplumsal kuruluşlardır. Halk Kütüphaneleri Kütüphanelerin çeşitliliğinden birisi olarak; din, dil, yaş, ırk, cinsiyet, milliyet, eğitim, kültür, sosyo-ekonomik düzey ve siyasi görüş farkı gözetmeden hasılı yediden yetmişe her kesime, her tür kütüphaneye ait materyali ve çeşitli iletişim yollarını kullanarak kültür ürünlerini ve bilgiyi insanlığın hizmetine ücretsiz sunarak, onlara ömür boyu eğitim ve boş vakitleri değerlendirme olanağı veren eğitimsel etkinlikte ehemmiyetli rol oynayan toplumsal kuruluşlardır. Günümüzde Türkiye genelinde Kültür ve Turizm Bakanlığı bünyesinde bu hizmetleri sağlayan bin 118 halk kütüphanesi mevcuttur. Buraya kadar doğru da, bu gün cezaevlerinde bulunan tutuklu ve hükümlülere baktığımızda, oradaki insanların pek de cahil olmadıklarını görüyoruz. 1927 yılında okuma yazma bilenlerin oranı yüzde 11 iken, bugün yüzde 90’lara ulaşmıştır. Günümüzde ilköğretim, ortaöğretim, mesleki eğitim veren okullar ve üniversitelerin sayısı, oldukça artmıştır. Buna karşılık, 5 Ocak 2015 yılında Türkiye’de 355 adet ceza infaz kurumu bulunmaktadır. Aynı tarihli bilgiye göre toplam mahkum sayısı 158 bin 537’dir. Bunlardan 22 bin 94’ü, tutuklu, 136 bin 443 tanesi ise, hükümlüdür. Zira gerek okuma yazama oranının yüzde yüz olduğu ülkelerde, gerekse yüzde doksan olan ülkemizde, suç oranları azalmadığı gibi artmaya devam ediyor. Sanki okul sayısı ile hapishane sayısı paralel olarak artıyor. Hatta eğitim seviyesi yükseldikçe, suçların niteliği de yükseliyor. Nitelikli insanlar, daha nitelikli suçlar işliyorlar. Öyle suçlar işleniyor ki, o suçu işleyebilmek için de bir eğitim almak gerekiyor. Son yıllarda ortaya çıkan “bilişim suçları” bunun en açık örneğidir. İnsanın sadece aklını eğitmek yeterli olmaz, bunun yanında kalbini ve vicdanını da eğitmek gerekir. Onun için eğitim alırken fen ilimleri yanında vicdanı sorumlulukları öğretir ilimlere de ihtiyaç duyulur. Doğru kaynaklara ulaşmada kütüphaneler, özel inceleme komisyonlarından geçen sağlıklı kitapların tedarik edildiği kurumlardır. Bu yolla kitaba ulaşıldığında doğru bilgiler edinebildiğimizi akıldan çıkarmadan her kütüphanenin bir hapishane kapattığı gerçeğini unutmamalıyız” şeklinde konuştu.
Yapılan konuşmaların ardından Müdür Karabulut, kütüphanede bulunan kitaplar ve kütüphane hakkında bilgiler verdi.
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.